Web Analytics

Hepinize merhaba. Başlık ne kadar anlaşılır bilemiyorum ancak bu yazımda sizlere web siteniz içinde yapılan aramaların öneminden bahsetmek istiyorum. Eğer sizde bir web sitesine sahipseniz ve kullanıcılarınıza site içi arama özelliği sunuyorsanız bu yazıyı okumanızı öneririm. Eğer siteniz var ancak arama özelliğine sahip değilse, bu özelliği eklemeyi de düşünebilirsiniz.
Bildiğiniz üzere web sitesi yayıncılığında en önemli şeylerden birisi de arama motoru optimizasyonu (SEO) durumda. Site ziyaretçilerinin hatırı sayılır bir yüzdesi sitemize arama motorları üzerinden geliyor ve yapılan aramalarda en üstte çıkabilmek için büyük bir savaş yaşanmakta. Aslında bu açıdan baktığımızda arama motoru optimizasyonu değil de arama motoru savaşları dememiz yersiz olmayacaktır.
Site içinde yapılan aramaların sitemin arama motoru optimizasyonu ile ne ilgisi var diyorsanız işte cevabı.
Site sahibi herkesin arama motoru optimizasyonu hakkında da az çokta olsa biraz bilgisi vardır. Bilinen şeyler ise çoğu zaman
- Sayfalara meta bilgilerini (keywords, description, vs…) eklemek
- Sitenin URL yapısını yeniden yapılandırmak
- Site içindeki HTML yapısını yeniden düzenlemek
- Vs…
gibi şeylerden öteye gitmez.
Sitenize arama motoru optimizasyonu yaptırmak istediğinizde ise size genellikle tüm bu bilgiler verilir, bunlara benzer kriterler üzerinden siteniz raporlanır ve genellikle de bu raporların en sonunda klasik olarak
En önemli olan şey içerik. İçeriğinizi arttırmanız/düzenlemeniz gerekiyor
denilir.
Tamam en önemli olan şey içerik ama nasıl geliştirmem gerekiyor diye sorduğunuzda ise yapıcı bir cevap alamazsınız.
Blog’um da yazacağım makalelerin arasında genellikle pek değinilmeyen içerik optimizasyonu konusunda da önerilerde bulunacağım ve bu yazı da bunların birincisi olarak kabul edilebilir sanırım.
Şu şekilde bir varsayım ile başlayalım.
Eğer bir site ziyaretçiniz sitenizde bir kelime arıyorsa, muhtemelen bu sizin için önemli bir kelimedir. Özellikle de aynı kelime farklı ziyaretçiler tarafından da aranmışsa.
Her şeyden önce bu tip kelimelerin sizin için önemli kelimeler havuzunuzda bulunup bulunmadığını ve sitenizde bu kelimeyi içeren ne kadar içerik olduğunu incelemeniz gerekiyor. Bunun en kolay yolu ise yine kendi siteniz üzerinde benzer aramaları sizin yapmanız ve çıkan sonuçları incelemeniz olabilir.
Öncelikle site içinde yapılan aramaların kayıtlarını en kolay şekilde nasıl saklayabileceğimizi görelim.
Tabi ki bunu sitenizin kodlarına müdahale ederek aranan kelimeleri bir veritabanında saklamanız her zaman için mümkündür. Ancak eğer Google Analytics veya benzeri web analytics aracı kullanıyorsanız bunlarla uğraşmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken kullandığınız aracı buna uygun şekilde ayarlamak.
Sitenizin Google Analytics ile çalıştığını farzederek, bu ayarlama işleminin nasıl yapılacağına değinmek istiyorum.
Öncelikle Google analytics hesabımıza giriş yapıyoruz.
Internal search
Query üzerinde search kullanımı
Analytics’te ayarı
SEO için önemi
İçerik optimizasyonu kategorisi
Google’a bir kopya gönder

Hepinize merhaba. Başlık ne kadar anlaşılır bilemiyorum ancak bu yazımda sizlere web siteniz içinde yapılan aramaların takibinin öneminden bahsetmek istiyorum.

Eğer sizde bir web sitesine sahipseniz ve kullanıcılarınıza site içi arama özelliği sunuyorsanız bu yazıyı okumanızı öneririm. Eğer siteniz var ancak arama özelliğine sahip değilse, bu özelliği eklemeyi de düşünebilirsiniz.

Bildiğiniz üzere web sitesi yayıncılığında en önemli şeylerden birisi de arama motoru optimizasyonu (SEO). Site ziyaretçilerinin hatırı sayılır bir yüzdesi sitemize arama motorları üzerinden geliyor ve yapılan aramalarda en üstte çıkabilmek için büyük bir savaş yaşanıyor. Aslında bu açıdan baktığımızda arama motoru optimizasyonu değil de arama motoru savaşları dememiz yersiz değil.

Site içinde yapılan aramaların sitemin arama motoru optimizasyonu ile ne ilgisi var diyorsanız işte cevabı.

Read more »

Merhaba,

Bu yazımda sizlere web site analiz araçlarında eski usul bilgi toplama yöntemleri ile yeni teknikler (Google Analytics, Yahoo Analytics, Omniture SiteCatalyst, vb…) arasındaki farklılıklardan bahsetmeye çalışacağım.

Bildiğiniz gibi web sitenizi ziyaret eden kişilerin sayıları, nereleri ziyaret ettikleri gibi bilgileri daha önceleri ancak sitenin tutulduğu sunucu üzerinde toplanan log dosyalarını (IIS Logs, vb…) inceleyen programlar aracılığıyla bulabiliyorduk. Bugün ise bu bilgilere sitemiz üzerine yerleştirdiğimiz JavaScript dosyaları aracılığıyla toplanan verilerden ulaşıyoruz. Bu iki yöntem arasında uçurum denilebilecek ölçüde farklılıklar bulunmakta ve JavaScript kullanımı eski yöntemle karşılaştırıldığında daha güvenilir sonuçlara sahip. Neden derseniz sebepleri aşağıda.

Başlamadan önce iki yöntem arasında mantıksal en büyük farklılığın bilginin toplanma şekli olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Önceki yöntemde kullanıcılara ait bilgiler sitenin tutulduğu sunucu üzerinde direkt olarak depolanırken, artık bilgiler direkt olarak kullanıcının bilgisayarından raporlamanın yapılacağı sisteme aktarılmakta. Bunun sebebi ise sayfaların içine yazılan JavaScript kodlarının kullanıcının bilgisayarına yüklendikten sonra orada çalışıyor ve gerekli bilgileri kendi başına gönderebiliyor olmasıdır.

Bu tekniğin en önemli avantajı ise kullanıcının sunucuya direkt olarak bağlanması ile bir Proxy sunucusunun arkasında olması veya sayfayı browser’ının cache’inden alıyor olması arasında bir farklılık bulunmaması olarak gösterilebilir. (Sayfanın içinde JavaScript varsa her zaman olmaya devam edecektir.) Aynı zamanda JavaScript dosyaları ancak gelişmiş bir browser’da izlenebildiğinden ötürü arama motorları ve benzeri robot’ların sitemize yaptığı ziyaretlerin ziyaretçi istatistiklerini etkileyememesi de önemli bir artıdır. Bu tip JavaScript dosyalarının ziyaretçilerin bilgisayarlarına bıraktıkları cookie’ler sayesinde ise ziyaretçinin site içindeki daha sonraki hareketleri takip edilebilmekte, daha ileri düzeyde raporların alınabilmesinin önü açılmaktadır. Tekil ziyaretçi değerleri veya buna bir örnek olarak gösterilebilir.

Analiz bilgilerini toplarken JavaScript kullanan uygulamaların neden JavaScript kodlarını sayfaların sonlarına doğru yerleştirmenizi istediğinizi hiç düşündünüz mü? Bunun sebebi sitenizi ziyaret eden kullanıcıların sayfanın ilk yüklenme süresinin sonuna kadar beklediklerinden emin olmak ve bu sayede sayfa gösterimi değerlerinin gerçekten sayfanın tam olarak gösterilmesi olduğundan emin olmanızı sağlamaktır. Bu olay JavaScript ile yapılan analizlerin daha kararlı sonuç vermesine bir diğer örnek olarak ta gösterilebilir.

Yukarıda genel olarak üzerinden geçtiğimiz farklılıklar hakkında biraz daha detaylı bilgiler vermeye çalışacağım.

Sayfa gösterim sayılarında oluşabilecek farklılıklar;

Kullanıcı bilgilerinin Server üzerinden hesaplandığı tekniklerde sayfa gösterim sayıları genellikle daha yüksek çıkmaktadır. Bunun sebepleri arasında özellikle büyük firmaların sitenin performansının periyodik olarak ölçülmesi gösterilebilir. Mesela bir site üzerinde her 10 dakikada bir yapılacak olan “site çalışıyor mu?” ve “istenilen sürede cevap veriyor mu?” şeklindeki testler sitenin tutulduğu sunucu üzerinde birer ziyaretçi olarak algılanacak ve bu bilgiler özel yöntemlerle temizlenmediği sürece istatistikleri etkileyecektir.

Sayfa gösterim sayılarını etkileyen bir diğer faktör ise ön bellekleme olarak gösterilebilir. Bilindiği üzere bir internet sitesi bir kişi tarafından ziyaret edildiğinde sayfaya ait kodlar kişinin de browser ayarlarına bağlı şekilde ön bellekte tutulabilmekte, aynı sayfanın ikinci kez ziyaretinde sunucuya gidilmeden sayfa gösterilebilmektedir. Bu durum sunucu üzerinde o sayfa için yeni bir görüntüleme kaydının oluşmaması anlamına gelmektedir.
Başta kurumsal firmaların ağları olmak üzere, zaman zaman çağrılan sayfalar ağ üzerindeki bir başka sunucu da ön bellekte tutulabilmekte ve asıl sunucuya gitmeden sayfa gösterimi de yapılabilmektedir. Browser üzerindeki ön bellekleme durumuna nazaran daha az yaşanan bu durum da uzun vadede toplanan raporların doruluğunda önemli ölçüde hataya yol açabilmektedir.

Ziyaretçi sayılarının doğruluğu;

Ziyaretçi bilgilerini eski teknikler ile sunucu üzerinden alan raporlama yöntemlerinin yanılma payları yüksektir.

Bu tip sistemler siteye bağlanan bir kişinin site içindeki hareketlerini ancak ve ancak o kişinin IP adresine bakarak anlayabilmekte ve aynı IP adresinden gelen farklı talepleri aynı kişiden gelmiş olarak kabul ederek raporlarını buna göre hazırlamaktadır. Ancak bilindiği üzere aynı ağ üzerinde yer alan birden fazla kişinin internete çıkış IP’leri aynı olabilir ve bu durum raporlarda kesin doğruluğun önüne geçmektedir. Örneğin, tek bir ağ üzerine bağlı ve tek bir IP adresinden internete çıkan firmalarda aynı siteyi birden fazla kişinin ziyaret etmesi durumunda bu hata gerçekleşmektedir.

Flash dosyalarının detaylı takibi;

Tam olarak bu yazının konusu olmasa da, gelişmiş ölçüm araçlarının flash ve benzeri dosyaların içinde olup bitenleri takip eden, kullanıcıların bu tip dosyalar üzerinde ne gibi işlemler yaptığını sayan uygulamaları bulunmaktadır.

Bildiğiniz gibi internetin hızlanması ile beraber sitelerin içinde kullanılan içerikler gelişmekte ve daha fazla etkileşimli içerikler ön plana çıkmaktadır. Örneğin flash tabanlı bir içeriğin kullanıldığı bir sayfada kullanıcılar bu flash dosyası üzerinde birçok işlem yapabilmekte ve birçok bilgiye ulaşabilmektedir.

Kullanıcının ziyaretine ait bilgileri sunucu tarafında toplayan tekniklerde ise ancak flash dosyasının ilk yüklenmesi esnasında sayım yapılmakta, daha sonradan flash üzerindeki etkileşimlerin değerleri tutulamamaktadır.

Bu tip ölçüm teknikleri sayesinde site kullanıcılarının ziyaretleri esnasında neler yaptığı bilgisi daha net şekilde önümüze çıkmaktadır.

Sonuç;

Sonuç olarak bu iki kullanım tekniğinin arasındaki farkları ve eski yöntemin yenisine nazaran ne gibi noktalarda eksik olduğunu özetlemiş olduk. Ancak tüm bunlardan bahsederken yeni teknik olarak adlandırdığımız JavaScript kullanımının kullanıcının browser’ı üzerinde performans anlamında bir maliyeti olduğundan ve ancak gelişmiş bir browser kullanılması durumunda işe yarayabileceğinden de bahsetmemiz lazım. Kullanılan tekniğin bu değişiminin başlıca aktörlerinden birisinin de geçtiğimiz yıllar içinde gelişen browser’lar olduğu düşünülebilir.

Bir sonraki yazıma kadar hepinize iyi günler diliyorum.